Uyku Hikayeleri

Pamuk Prenses Masalı: Sevgi ve Dostluk Hikayesi

Yedi cüceler, sihirli orman ve iyiliğin gücü üzerine sıcacık bir masal.

🌟 Story Highlights

  • ✨ Tema: Dostluk, Doğa Sevgisi, İyilik, Misafirperverlik, Nezaket
  • 💖 Duygu: Huzurlu, Büyülü, Sevgi Dolu
  • 🌙 Yaş: 3-5 yaş
  • 🎯 Mesaj: Gerçek güzellik kalbin iyiliğindedir ve sevgi dolu dostluklar her türlü zorluğu yener.

📜 İçindekiler

  • Karlar Altındaki Dilek
  • Ormanın Minik Evi
  • Yedi Yeni Arkadaş
  • Sihirli Elma ve Tatlı Uyku
  • Mutluluğa Uyanış

Karlar Altındaki Dilek

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, kışın bembeyaz örtüsünü serdiği uzak bir krallıkta, iyi kalpli bir kraliçe yaşarmış. Sarayın penceresinden lapa lapa yağan karları izlerken, gökyüzünden süzülen tanelerin dansına hayran kalmış. O sırada elindeki nakış iğnesi parmağına hafifçe dokunmuş ve karların üzerine üç damla kırmızılık düşmüş. Kraliçe bu manzaraya bakıp içinden o meşhur dileği geçirmiş: “Ah, keşke teni kar gibi beyaz, yanakları kan gibi kırmızı, saçları ise abanoz ağacı gibi simsiyah bir kızım olsa.”

Zaman su gibi akıp geçmiş ve kraliçenin dileği gerçek olmuş. Dünyalar güzeli bir kız bebek dünyaya gelmiş. Adını, teninin beyazlığından dolayı Pamuk Prenses koymuşlar. Pamuk Prenses, sarayın neşe kaynağı olmuş; gülüşüyle kuşları şakıtır, bakışıyla çiçekleri açtırırmış. Ancak hayat bu ya, bir süre sonra kral, başka bir kraliçeyle evlenmiş. Yeni kraliçe çok güzelmiş ama kalbi birazcık kıskançmış. Odasında sihirli bir aynası varmış ve her sabah ona sorarmış: “Ayna ayna, söyle bana, var mı bu dünyada benden daha güzeli?” Ayna da her zaman, “Sizsiniz kraliçem,” dermiş.

Yıllar geçmiş, Pamuk Prenses masalı kahramanımız büyüdükçe güzelliği sadece yüzüne değil, kalbine de yansımış. Bir sabah ayna, kraliçeye beklemediği bir cevap vermiş: “Siz çok güzelsiniz kraliçem, ama Pamuk Prenses’in kalbinin iyiliği yüzüne vurmuş, o şimdi diyarın en güzelidir.” Kraliçe buna çok içerlemiş. Sarayın avcısını çağırmış ve “Pamuk Prenses’i ormana götür, orada kalsın,” demiş. Avcı, Pamuk Prenses’i çok severmiş, ona kıyamamış. Onu ormanın en çiçekli, en güvenli yerine götürüp, “Güzel prenses, ormanın derinliklerinde sana kucak açacak dostlar bulacaksın, sakın korkma ve hep ileri git,” diyerek onu doğanın şefkatli kollarına bırakmış.

Ormanın Minik Evi

Pamuk Prenses, avcının sözünü dinleyerek ormanda yürümeye başlamış. Ama bu orman hiç de korkutucu değilmiş! Ağaçlar dallarını ona şemsiye yapmış, minik sincaplar yol göstermek için önünde zıplamış, rengarenk kelebekler saçlarına konmuş. Güneş, yaprakların arasından süzülüp yolunu aydınlatıyormuş. Pamuk Prenses, doğanın bu misafirperverliği karşısında şarkılar mırıldanarak ilerlemiş. “La la la, ne güzel dünya, dostlar yanımda…”

Akşama doğru, ağaçların arasında minicik, şirin mi şirin bir kulübe görmüş. Evin çatısı yosunlarla kaplıymış, bacasından incecik, duman tütüyormuş. Kapıyı tıklatmış ama kimse cevap vermemiş. Yavaşça içeri girmiş. Aman Allah’ım! İçeride her şey minicikmiş. Yedi tane minik sandalye, yedi tane minik tabak, yedi tane minik bardak… Masanın üzerinde taze pişmiş sebze çorbası ve mis gibi ekmek kokusu varmış. Pamuk Prenses o kadar acıkmış ki, her tabaktan birer kaşık çorba içmiş, her ekmekten birer lokma almış ki kimse aç kalmasın.

Karnı doyunca üzerine tatlı bir uyku çöküvermiş. Üst kata çıkmış ve orada yan yana dizilmiş yedi minik yatak görmüş. Yatakların üzerinde isimler yazıyormuş ama Pamuk Prenses o kadar yorgunmuş ki, en rahat görünen yatağa kıvrılıp mışıl mışıl uykuya dalmış. Rüyasında bulutların üzerinde dans ettiğini görüyormuş.

Ormanın içinde çatısı yosunlu, bacası tüten, etrafında çiçekler ve hayvanlar olan sevimli küçük kulübe.

Yedi Yeni Arkadaş

Güneş batıp yıldızlar gökyüzünde parlamaya başladığında, evin sahipleri işten dönmüşler. Bunlar, dağlarda değerli taşlar arayan yedi sevimli cüceymiş. Ellerinde fenerleri, dillerinde neşeli şarkılarıyla eve girmişler: “Hey ho, hey ho, biz eve döneriz!” İçeri girdiklerinde bir değişiklik olduğunu hemen fark etmişler.

Biri, “Çorbamdan kim içmiş?” demiş. Diğeri, “Ekmeğimden kim ısırmış?” diye sormuş. En bilgin olanları, “Şşşt, yukarıda biri uyuyor,” diyerek parmağını dudağına götürmüş. Hepsi parmak uçlarına basarak yukarı çıkmışlar. Yatakta uyuyan Pamuk Prenses’i görünce hayranlıkla bakakalmışlar. “Ne kadar da tatlı uyuyor, melekler gibi,” diye fısıldaşmışlar. Onu uyandırmaya kıyamamışlar ve sabaha kadar başında nöbet beklemişler.

Sabah olup güneş ışıkları odaya dolunca, Pamuk Prenses gözlerini açmış. Karşısında yedi tane meraklı çift göz görünce önce biraz irkilmiş ama cücelerin gülümseyen yüzlerini görünce içi ısınmış. “Merhaba,” demiş nazikçe. Cüceler kendilerini tanıtmış: Bilgin, Neşeli, Uykucu, Meraklı, Utangaç, Hapşırık ve Doktor. Pamuk Prenses başından geçenleri anlatmış. Cüceler, “Bizimle kalabilirsin güzel kız! Bize masallar anlatırsın, biz de sana ormanın sırlarını öğretiriz,” demişler. Böylece Pamuk Prenses ve yedi cüceler, neşe içinde yaşamaya başlamışlar. Evleri artık hep kahkaha ve şarkı sesiyle doluymuş.

Yedi cücenin yataklarında uyuyan Pamuk Prenses'e ellerinde fenerlerle merakla ve sevgiyle bakmaları.

Sihirli Elma ve Tatlı Uyku

Günler, haftalar geçmiş. Ormandaki mutluluk saraya kadar ulaşmış. Kıskanç kraliçe, aynasından Pamuk Prenses’in yaşadığını ve çok mutlu olduğunu öğrenince yine kıskançlık krizine girmiş. Ama bu sefer kötü bir plan yapmak yerine, sadece onu derin bir uykuya daldırıp güzelliğini kendisininkiyle kıyaslanamaz hale getirmek istemiş. Yaşlı, tonton bir nine kılığına girmiş. Sepetine kıpkırmızı, parlak ama sihirli bir elma koymuş. Bu elma, yiyeni sonsuz gibi görünen derin bir rüyaya daldırıyormuş.

Kraliçe ormandaki eve gelip kapıyı çalmış. Cüceler işe gittiği için evde yalnız olan Pamuk Prenses, yaşlı kadına acımış ve kapıyı açmış. “Güzel kızım, bu elma yanakların kadar kırmızı, bir tadına bakmak ister misin?” demiş yaşlı kadın. Pamuk Prenses, kötülük nedir bilmediği için elmayı almış ve bir ısırık ısırmış. Isırır ısırmaz, göz kapakları ağırlaşmış, dünya etrafında dönmüş ve yumuşacık bir yastığa düşer gibi yere yığılıp derin bir uykuya dalmış.

Akşam eve dönen cüceler, Pamuk Prenses’i uyandıramayınca çok üzülmüşler. Ama nefes aldığını, yanaklarının hala pembe olduğunu görmüşler. Onu toprağın altına koymaya kıyamamışlar. Kristalden, içi çiçeklerle dolu şeffaf bir yatak yapmışlar ve onu ormanın en güzel köşesine yerleştirmişler. Ormandaki tüm hayvanlar ve cüceler, onun uyanmasını beklemişler.

Yaşlı nine kılığındaki kraliçenin Pamuk Prenses'e parlak kırmızı bir elma uzatması, arka planda orman.

Mutluluğa Uyanış

Mevsimler geçmiş, karlar erimiş, çiçekler yeniden açmış. Bir gün, komşu krallıktan yakışıklı ve iyi kalpli bir prens ormanda gezintiye çıkmış. Kristal yatağın içindeki güzelliği görünce atından inmiş. Cüceler ona Pamuk Prenses’in hikayesini anlatmışlar. Prens, bu kadar huzurlu uyuyan prensese hayran kalmış. “Onu sarayıma götürüp, en iyi hekimlere göstermek istiyorum, belki uyanır,” demiş.

Cüceler, prensin iyi niyetini gözlerinden anlamış ve izin vermişler. Prens ve yardımcıları kristal yatağı omuzlarına alırken, bir ağaç köküne takılıp hafifçe sarsılmışlar. İşte o anda, Pamuk Prenses’in boğazına takılan sihirli elma parçası düşüvermiş! Pamuk Prenses derin bir nefes alarak o masmavi gözlerini açmış. Karşısında prensi ve sevgili dostları cüceleri görünce gülümsemiş. Prens, “Merhaba uykucu güzel, rüyaların bitti, gerçek mutluluk başlıyor,” demiş.

Pamuk Prenses ve Prens, cüceleri de yanlarına alarak saraya gitmişler. Kötü kalpli kraliçe ise iyiliğin ve sevginin gücü karşısında sarayı terk edip gitmiş, bir daha da kimse ondan haber alamamış. Pamuk Prenses, Prens ve yedi cüceler ömür boyu ayrılmamışlar. Sarayın bahçesinde her gün şenlikler düzenlenmiş, masallar anlatılmış. Ve gökten üç elma düşmüş; biri anlatanın, biri dinleyenin, biri de kalbi sevgiyle dolu olan herkesin başına. İyi uykular, tatlı rüyalar…

Pamuk Prenses'in uyanışı, prensin elini tutması ve etrafında sevinçle zıplayan yedi cüceler.

🌈 Masaldan Ne Öğrendik?

  • 💫 Gerçek güzellik dış görünüşte değil, kalbin iyiliğindedir.
  • 💫 Kıskançlık insanı mutsuz eder, paylaşmak ve sevmek ise çoğaltır.
  • 💫 Zor zamanlarda bile umudumuzu kaybetmemeli, dostlarımıza güvenmeliyiz.

Ebeveyn Notu: Bu masalı okuduktan sonra çocuğunuza ‘Senin en sevdiğin cüce hangisi olurdu?’ veya ‘Pamuk Prenses’in yerinde olsan ormanda neler yapardın?’ gibi sorular sorarak hayal gücünü geliştirebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu